Varis tedaviniz tamamlandıktan sonra, sıra bu tedaviyi desteklemekte, Bu dönem, tedavinin bir parçası gibi düşünülmeli. Nasıl ki bir bahçeye yeni fidan diktiğinizde onu korumak için özen gösterirsiniz, damarlarınız da şimdi özel ilgi bekliyor.
Tedaviden hemen sonra bacağınızda hafif bir gerginlik, morluklar veya sertlik hissedebilirsiniz. Bu, normal iyileşme sürecinin bir parçasıdır. İlk 24-48 saat mümkün olduğunca yürüyün. Evin içinde kısa turlar atın. Bu, kan dolaşımını harekete geçirir ve iyileşmeyi hızlandırır. Ancak, uzun süre ayakta sabit durmaktan veya oturmaktan kaçının.
Önerildiği süre boyunca kompresyon(Ani-Emboli) çorabınızı düzenli giymek bu sürecin olmazsa olmazı. Çorap, tedavi gören bölgeye dışarıdan destek verir, şişliği önler ve kanın sağlıklı şekilde kalbe dönüşünü kolaylaştırır. Onu bir koruyucu zırh gibi düşünebilirsiniz. Giymek bazen sıkıcı bir durum biliyoruz fakat damarlarınız için büyük bir iyilik yapmış olursunuz. Çorabınızı sabah yataktan kalkar kalkmaz, bacaklarınız henüz şişmeden giymeye özen gösterin.
Yürüyüş, yüzme ve bisiklet gibi düşük etkili, düzenli egzersizler en büyük dostunuzdur. Bu aktiviteler doğal bir “kan pompası” gibi görevi yapar ve yeni varis oluşma riskini azaltır. Hareketsiz kalmak, varislerin en sevdiği şeydir. Gün içine serpiştirilen kısa yürüyüşler kalp ve damar cerrahisinin olmazsa olmazıdır.
Hafif ağrı ve morluklar normaldir. Ancak, bacakta ani, şiddetli ağrı, aşırı şişme, kızarıklık, ateş veya nefes darlığı gibi beklenmedik bir belirti olur ise vakit kaybetmeden doktorunuzu arayın.
Maalesef iyileşme bir gecede olmaz. Ciltteki morlukların kaybolması birkaç hafta sürebilir. Tedavinin kalıcı başarısı, sizin günlük yaşamınıza kattığınız bu küçük ama etkili alışkanlıklara bağlıdır. Bu süreç, bacaklarınıza yaptığınız bir yatırımdır. Kendinize zaman tanıyın, önerilere uyun ve sağlıklı, aktif yaşamın keyfini çıkarın. Unutmayın, tedavi varisleri yok etti, sizin göreviniz ise onların geri dönmesine izin vermemek.